10 Ekim 2009

Duvar stickerleri

Yakında sıyırırsam bu duvar stickerlerı yüzünden olacak. Çevremde de bir allahın kulu yokki satın alan. Evimin muhtelif yerlerine yapıştırmak istiyorum kendilerini ama 3-5 gün sonra yerlere düşmelerini de istemiyorum.

Var mıdır bunları alan? Memnun mudur? ve nerden almıştır?

Yardımmmmm...tırlatmaya az kaldı...

11 Eylül 2009

2'ye son sürat devam....


2 yaş depresyonumuzun sonuncusu...
Bu gece tutturdu bu çorapları giyicem diye hem de pijamasının üstüne.
Allah'ım sen bizi tez vakitte kurtar bu kabustan :)

03 Ağustos 2009

14 kişilik tatil...



Biz tam 3 cüceyiz, 6 kollu bir deviz, var mı bize yan bakan hey yan bakan....


Yok mu fala bakan...

Ben bol bol dondurma yemeye gidiyorum gelince görüşürüz....

15 Temmuz 2009

Hastalıklar,2 yaş depresyonu,sinirli çocuk delirmiş anne...


Artık yazmanın zamanı gelmiştir ama nerden başlanacak bilinmemektedir.
Yorucu bir koşuşturmadan sonra Avrupa yakasına taşındık.Annemin burnunun dibine geldik sevinçle :) Önceleri yazamamamın sebebi buydu internet bağlanması,ev işleri falan filan...
Taşınma sürecinde rahat etmek için Rüzgar'ı yazlığa göndermiştim.
Bol bol deniz sefası yapmış kalan zamanlarda da dedesi bahçeyi sularken hortumun altına girmiş.Böylece başlamış öksürmeye.Hemen almaya gittik.3 gün ateşlendi dr.unu aradım şurup verdi (ibufen-peditus).
Tam iyileşti derken bir sabah ben titreyerek uyandım bu havada :) ki benim hasta olduğum en son tarih fi tarihidir. Hele hele ateşlendiğimi hiç hatırlamam. En son 9-10 yaşımda ateşlenmişim. E bu kadar zaman birikince vücut koyverdi kendini. 1 saat içinde ateşim 41 oldu ve ben polar battaniyenin içinde üstümde kazak benzeri bişeyle titriyordum. Doktor'a gitmemek için direndim ama ertesi gün ateş hızla yükselmeye devam edince ve tükürüğümü yutamayacak duruma gelince koştuk acil'e.
3-5 tane serum taktılar,testler yaptılar ve kanımdaki lökosit değeri 22 ( üst sınır 10'muş). Ağır bir faranjit geçiriyormuşum.Bademciklerimde olmadığı için iltihap lenf bezlerime kadar inmiş sağolsun.Tedavi, direk damardan sabah-akşam antibiyotik iğne.
Tabi bu durumda Rüzgar fıkır fıkır ortalarda ( annem bu süreçte antep'teydi ) 1 gün Ahmet evde kaldı ama beceremedi bizim canavardan bozma yavruyla ilgilenmeyi.Ertesi gün tekrar yazlığa götürdü. Ben ancak 1 hafta da kendime gelebildim bu sefer de yine Rüzgar hastalandı.Pazar günü aldık.Ateşi yükselince pazartesi'yi beklemeden dr.'umuzun çalıştığı hastanenin aciline gittik.Boğaz enfeksiyonu. Hemen antibiyotiğe başladık. Yarın ben kontrol için KBB dr.uma gidicem o sırada Rüzgar'ı da göstericem ki içim rahat etsin.
Gelelim 2 yaş depresyonumuza. Önceleri yazlığa gidince huyu değişti diye düşündüm ama sonradan dank etti bu çocuk 2 yaşına yaklaşıyor :) Sürekli bir mızıldanarak ağlama pozisyonunda, onu istemem şunu ver- yok yok sen en iyisi öbürünü ver- vazgeçtim hiçbirini verme, o kanalı aç-hayır hayır şu kanalı aç-yok en iyisi kapat t.v.'yi.....
Bütün gün karpuz yediği için sabahları bezi 5 kilo çekiyor.Bu sabah çığlık kıyamet ayrılmak istemedi bezinden.5 kiloluk bez öğlene kadar oldu 10 kilo :) Bu arada P.ri.ma'yı tebrik ederim gerçekten süper emici :) Sonunda bez kendiliğinden söküldü bantlarından,ağırlığa dayanamadı herhalde. Bu seferde bezi top yaptırdı ve bütün gün -evdeki 3500 topa nispet- bez topuyla oynadı.
Yok mu bana bir yardım eden ??????

04 Haziran 2009

Anne-Baba-Çocuk buluşması

İşte bizim oyun grubumuz :))
Mert,Rüzgar ve Naz kızımız...

Uçak nerde hareketi :))
Geçen haftasonu oyun grubumuzla çok keyifli bir brunch yaptık.Bende çıkan alerji sebebiyle biz biraz geç katıldık ama uzun uzun oturduk.
Her zamanki gibi anneler yavrularla uğraşırken babalar sohbetin keyfini çıkardı.Mert annesinin kucağında,Rüzgar arabasında uyurken özgür ruh Naz kızımız parkta takıldı :)
Çok keyifli bir pazar geçirdik,devamı bol bol gelecek çünkü bende yanlarına taşınıyorum :))

Uçak'a son bakış...

10 Mayıs 2009

Anneler Günü


Anne olana kadar benim tek özel günüm doğum günümdü.Artık iki özel günüm var.İtiraf etmeliyim bu doğum günümden de özel :)

İyi ki seni doğurmuşum oğlum iyi ki beni anne yapmışsın.

23 Nisan 2009

23 Nisan kutlu olsun


Atatürk'ün yaptıkları ile ilgili söze gerek yok diye düşünüyorum.Onun sayesinde bu topraklardayız onun sayesinde bugün yağan nisan yağmurunun toprakla birleştiği kokuyu huzurla içimize çekebiliyoruz...kısacası her şey onun sayesinde...

07 Nisan 2009

Haftasonu biz...

Bağdat Caddesi...
Zuzu cafe... Asla bir daha gitmem.Hem mekan küçük hem işletme berbat.Lilliput çok daha iyiydi bence.

Yavruların Zuzu'da bende fotosu yok çünkü o kadar küçük bir yer ki oyun alanına gitmek için dansöz gibi kıvırta kıvırta gitmek lazım.Annem oyun alanında Rüzgar'la ilgilenirken bende masayı silip-süpürmekle meşguldüm..
Zuzu sonrası baygın düşen veletler ve onlardan daha baygın olan anneler.Bu arada daltonlar gibi olmuşuz kızlar :) ama benim zayıf olmam gerekmiyor muydu :)
Ortaköy...
İlk fast food...tamam kabul ediyorum kötü bir anneyim ama çocuk menüsü yedi :)-sanki farklı bişeymiş gibi-

Yemek sonrası kahve keyfi lazım...
Keyif adamı olacak oturuşundan belli...

Koltuklar dar geliyor Rüzgar'a artık peteklerin üstüne oturuyor :)

02 Nisan 2009

Rahşan ve Mina


1 nisan çarşamba günü ortaköy'de Rahşan'la buluştuk.Ne buluşmaydı ama evden çıkmamla trafik başladı gidene kadar.Bildiğim bütün kestirmelerden ve her türlü trafik ihlalinden sonra geç de olsa gidebildim.
Dikkat ederseniz tanıştık demiyorum çünkü sanki yıllardır arkadaşmışız gibiydik :)) Genelde ilk tanıştığım insanı öpmem bile sadece elini sıkarım ama Rahşan'la direk sarıldık :) O kadar içten ve samimiydi ki harika vakit geçirdim.
Veletlerin kudurması ve tabiki bizim birazcık :)) geç gitmemiz sonucu 1.5 saat filan oturabildik ama saniye susmadığımızdan dolu dolu konuştuk.
Mina tam bir bıcırık mıncıkla mıncıkla ye kıvamında :)) Annesi de cıvıl cıvıl...o bana soru ben ona soru en son ekmek tarifi veriyordum o kadar yani...
Biz çok mutlu ayrıldık yanlarından zaten yazın bol bol görüşücez yazlık yollarında :)
Şu an suratımda kocaman bir sırıtma ile iyiki açmışım bu blogu diyorum :) mersi blogcum sayende çok tatlı insanlarla tanışıyorum...

30 Mart 2009

Ekmek ve Portakallı Kek




Kek'in böyle yapmiri yumpiri durduğuna bakmayın tadı harika.Ekmek için söylenecek söz yok zaten tadı da tipi de güzel :)
Kek tarifi için Elif'e teşekkürler.
Ekmek söke un'un ruşeym'li ekmeği.Ruşeym, buğday'ın özüymüş.Vitamin E,folik asit,fosfor,çinko,demir,magnezyum gibi birçok besin kaynağı içeriyormuş.Gittiğim ekmek kursunda öğrenmiştim.Yani en besinli ekmeklerdenmiş ruşeym'li ekmek.Hazır ekmek unu kullanacaksam sadece ruşeym'li ekmek alırım.Şiddetle tavsiye ederim :)) şiddetle ona göre...

27 Şubat 2009

Sütlaç


İlk defa yaptım.Annemin tarifi..bu kadar mı lezzetli olur yahu :) kendim yaptım diye değil inanın o kadar kolay ki...Her gün versem her gün yiyecek yogican.Şekerini az koyarsanız çocuklar için süper bir tatlı.
Tarif
1 litre süt
1 kahve fincanı prinç
İstediğiniz kadar şeker ( ben döktükten sonra tadına baktığım için ölçüsünü bilmiyorum)
Prinçleri sıcak suda 1 saat beklet ( aceleniz varsa daha kısa da olabilir).
Priçleri üstünü çok az geçecek suda haşla.Suyu azalınca sütü dök ve sürekli karıştırarak kaynat.Kaynadıktan sonra altını biraz kısarak şekeri ekle.Prinçler sütün üstüne çıkınca pişmiş demektir.
Ilındıktan sonra kaselere döküp üstünde azcık tarçın serpiştirin ve afiyetle kilolarınıza kilo katın :)

16 Şubat 2009

LİLLİPUT...







Her zamanki gibi geç yazıyorum.Olay geçen hafta gerçekleşmişti ama ancak bloga gelebildi.
Çok güzel bir haftasonu aktivitesiydi :)) anneler ve bebiler olarak çok eğlendik.Evde olunca genelde bebiler eğlenirken annelerin haşatı çıkıyor.Ama burda, biz kahvaltı yaparken eğitmen ablaları ile onların haşatı çıktı.

Ben bu Lilliput' u çok tuttum bırakmaya da niyetim yok :)

13 Şubat 2009

Anne-Bebek Fuarı



Baba Yadigarları...


Bu çocuk niye sert bakıyor yaa...Bu aralar ne zaman fotoğraf çeksem dövecekmiş gibi bakıyor yavut.

Yunuslar ve 750 kiloluk Sara

Çarşamba günü oyun grubundan bazı anneler ile İstanbul Dolphinarium ' daki yunus gösterisine gittik.Rüzgar'ın sıkılacağını düşündüm ama yine beni şaşırttı.İzleyiciler alkış yapdıkça bizimki gaza gelip yunusları alkışlayacağına etrafına dönüp milletin gözünün içine baka baka alkış yaptı.Sanatçı ruhu var yavutta :)

Not: Merkez Eyüp' te. 3 yaşından büyük çocuklara para alınıyor.20 TL. Otopark ücretsiz.



09 Şubat 2009

1.5 Yaşa yaklaşırken...






Ben yetişemiyorum arkadaşlar.Yetişenlere de gıpta ediyorum.Ve işin sırrını öğrenmek istiyorum.Hem çocuk hem iş hem ev hem koca hem arkadaşlar hem blog yazmak....nasıl ya...bende mi bir arıza var acaba.Üstelik ben çalışmayan grubundayım :) neyse...
Yazmadığım zamanlarda orta kulak iltihabı geçirdik,hastalık biter bitmez bol bol gezdik,My Gym,Mert'in doğum günü,tiyatro,oyun grupları,allah ne verdiyse artık..

Hastalık döneminde kekler,kurabiyeler,özel çorbalar yaptık.Ama Rüzgar'ın iştahı olmadığı için hepsi tarafımdan yok edildi ve diyet-miyet yalan oldu.

Annem'den ve halam'dan bol bol laf işittik-bu kadar gezersen çocuğu hasta edersin,nitekimde ettim galiba :))-am çok şükür iyi şimdi.


Daha yazacaklarım var, mamaların fotolarını koyucam ama uykum geldi.Yarın babaanne bekliyor bizi.

07 Ocak 2009

Yeni yılınız gülen gözlerle geçsin....


09 Aralık 2008

Büyüklerimizin ellerinden,küçüklerimizin gözlerinden öperiz...




08 Aralık 2008

Sadece birkaç foto...

Rüzgar ve Barka.
Deli gibi anlaştılar ilk defa birbirlerini görmelerine rağmen.Niye çünkü ikisi de sıcak ( haşlak ) kanlı :))))
Cuma sabahı Şebnem ve Kerem bizdeydi.Biraz geç geldikleri için Rüzgar huysuz ve hırçındı çünkü uykusu gelmişti.Bu yüzden çok verimli bir oyun grubu olmadı.

Ama öğle uykusundan sonra Sinem'lere gittik.Elif ve Naz'da ordaydı.Asıl oyun grubu buydu bence :)) Gerçi Mert biraz anneci takıldı ama bir süre sonra kendine geldi.

Sinem'in yaptığı browni'den koca bir dilim ve taze sıkılmış portakal suyunu hüpleten rüzgar karnı tok bir şekilde mutlu mesut mikrofon ağzında şarkılar söyledi.Özgür kız Naz kafasına göre takıldı.Çok tatlılardı çokkk...

En kısa zamanda görüşmek üzere...
Aslında genelde tersi olur.Burda roller değişmiş.Ayşe ağladıkça Rüzgar çığlık attı.Hiç ağlak bir çocuk olmadığı için biri ağlayınca sinirlendi galiba :))

23 Kasım 2008

Kıpırcan


Rüzgar artık iyice kıpırcanlığın hakkını vermeye başladı.Saniye yerinde durmuyor.Eskiden ben nerdeysem o bölgenin 2 metre uzağına gitmezdi.Şimdi ben nerdeysem o başka bir yerde.

Sürekli yüksek yerlere çıkma isteği olduğundan gözümün önünden ayırmamaya çalışıyorum.

Geçenlerde ben mutfakta yemek yapmaya çalışırken :)) baby tv'den bir ses geldi ve koşa koşa salona gitti.Komik bir görüntü ile karşılaşacağımı zannettim çünkü genelde müzik çalınca döne döne oynuyor.Ama yogican yukardaki pozda,beni bile fark etmeden pür dikkat baby tv izliyordu.